| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | optimize etmek | optimise f. | ||
|
It will also study ways of optimising their impact on the environment and local development. Ayrıca çevre ve yerel kalkınma üzerindeki etkilerini optimize etmenin yollarını da inceleyecektir. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | optimize etmek | optimize f. | ||
|
Optimizing your portfolio is not something you can calculate in your head. Portföyünüzü optimize etmek kafanızda hesaplayabileceğiniz bir şey değildir. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | optimize etmek | optimize f. | ||
|
Optimizing your portfolio is not something you can calculate in your head. Portföyünüzü optimize etmek kafanızda hesaplayabileceğiniz bir şey değildir. More Sentences |
||||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | işlemi optimize etmek için doğrusal programlama kullanan program | optimizer i. | ||
| Bilgisayar | işlemi optimize etmek için doğrusal programlama kullanan program | optimizer i. | ||
| Bilgisayar | işlemi optimize etmek için doğrusal programlama kullanan program | optimiser i. | ||
| Bilgisayar | (satırın genişletilmesiyle) optimize etmek | inline f. | ||